mns27
25 Takipçi | 16 Takip
28 12 2006

HİKAYE

Doğruluk Zalim bir vali vardı. Bu vali bir gün adamlarını göndererek Hasan Basri Hazretleri'ni yakalatmak istedi. O da bir vakit ders verdiği Habib-i Acemi Hazretleri'nin kulübesine gelip saklandı. Valinin adamları geldi ve hışımla: - Hasan Basri'yi (r.a.) gördün mü? diye sordular. O gayet sakin: - Evet, dedi. - Nerede? - İşte şu kulübemde... Adamlar kulübeye daldı, fakat bir türlü Hasan Basri Hazretleri'ni bulamadılar. Dışarı çıkınca tehdit edip: - Ya şeyh, niçin yalan söylüyorsun? dediler. - Ben yalan söylemedim, dedi. Siz göremedinizse, benim suçum ne? Tekrar girdi, aradı, fakat bulamadılar. Onlar gidince, Hasan Basri Hazretleri: - Ey Habib! Biliyorum ki Rabb'im senin hürmetine beni onlara göstermedi. Fakat yerimi niçin söyledin, hocalık hakkı yok mudur? dedi. Hazreti Habib mahcub bir şekilde: - Ey Üstadım! Sizi bulamamaları benim hürmetime değil, doğru söylediğimizdendir. Çünkü bilirsiniz ki, Doğruların yardımcısı Allah'tır. Eğer yalan söyleseydim, sizi de beni de götürürlerdi, dedi. Devamı

28 12 2006

HİKAYELER

    ŞEHZADE OSMAN Yemen padişahının oğlu Şehzade Osman hayır işlerine pek meraklıymış. Yıllık kazancının kırkta birini fakirlere dağıtırmış. Kimsesiz çocukları mekteplerde, medreselerde okutur, onların ilim, irfan öğrenerek memlekete yararlı birer insan olmalarını sağlamaya çalışırmış. Beyaz atına atladığı gibi dağlara, tepelere tırmanır, çölde günlerce at sürer, köylere, şehirlere gider, yardıma muhtaç insan ararmış. Çünkü Şehzade Osman yaptığı her iyiliğin kendisine bolca sevap kazandırdığını bilirmiş. Günlerden bir gün Şehzade Osman’ın yolu bir köye düşmüş. Şehzade’yi yakından tanıyan köylüler hemen çevresini sarmışlar. Şehzade köylülerle konuşurken elbiseleri eski, yırtık pırtık, yalınayak on yaşlarında bir çocuğun az ilerden bakmakta olduğunu görmüş. Şehzade: “ Bu çocuk da kim? “ diye sormuş. Köylülerden birisi: “ Şehzadem, sen ona aldırma. Onun babası da, anası da hırsızdı. Yakın köylere, kasabalara giderler, ne bulurlarsa çalarlar, köye getirirlerdi. Çaldıklarını köy meydanında gösterirler, işte şu köyden şunu, şu kasabadan bunu çaldık diye bize anlatırlardı. İş bu kadarla kalsa neyse. Bizi de hırsızlık yapmaya teşvik ederler, çalışan değil, çalan kazanıyor. Siz de çalın, siz de kazanın var mı hırsızlık gibisi derlerdi. Kötüler er geç cezasını bulurmuş. Onlar da geçen yıl hırsızlık yaparken yakalanıp zindana atıldılar. Bir ay sonra ikisi de ölmüş. O günden bu yana çocuk sokakta kaldı. Sokakta yatar kalkar, yaprak, toprak yer, dereden su içer, geçinir gider. Ölsün diye bakarız ama ölmedi işte. Ne yapalım kaderi böyleymiş. “ Bunun üzerine Şehzade Osman: “ Peki çocuğa neden yardım etmediniz? Onun günahı ne? “ diye sormuş. “ Köylü: “ Şehzadem, soy çeker, baba hırsız, ana hırsız olunca çocuk da hırsız olur. Büyüyünce çok kimsenin canını yakar “ deyince Şehzade Osman atından inmiş. Çocuğun yanına gitmiş. “ Canım, senin adın ne? “ diye sormuş. Çocuk: “ Abi, benim adım Ömer. Sen iyi bir abisin. Beni başka köye götürsene. Burayı hiç sevmiyorum. Bu amcal... Devamı

21 12 2006

GÖRELİM MEVLAM NEYLER NEYLERSE GÜZEL EYLER

Hakk şerleri hayreyler   Zannetme ki gayreyler     Arif anı seyreyler         Mevla görelim neyler             Neylerse güzel eyler Sen Hakka tevekkül kıl      Teslim ol da rahat bul           Her işine razı ol             Mevla görelim neyler                 Neylerse güzel eyler Deme niçin şu şöyle    Yerindedir ol öyle         Bak sonunu seyreyle               Mevla görelim neyler                       Neylerse güzel eyler Her işleri fâyiktır       Birbirine layıktır             Neylerse muvâfıktır                       Mevla görelim neyler                               Neylerse güzel eyler              Bir işi murad etme                  Olduysa inat etme                         Haktandır o, redetme                                Mevla görelim... Devamı

21 12 2006

NE OL NE OLMA

Paranı ver , gönlünü ver , selam ver ama ; sırrını verme.Günlerini say , senedini say , büyüklerini say ama ; yerinde saymaEmek ver , kulak ver , bilgi ver ama ; hiç bir zaman baş verme.Sarıcı ol , bakıcı ol , kalıcı ol ama ; bölücü olma Fidan büyüt , çocuk doyur çocuk besle ama ; kin besleme .Eşini beğen , işini beğen , aşığını beğen ama ; kendini beğenme.Davet et , hayret et , affet , tövbe et ama ; ihanet etme.Hedefe koş , cihanda koş , yardıma koş ama ; ortak olma. Elini aç , kapını aç , gözünü aç ama ; ağzını açmaOkumaktan zarar gelmez , oku ama ; lanet okuma.Rakibini geç , sınıfını geç ama ; gülüp geçme.Ev al , araba al , abdest al ama ; beddua alma. Zulmü devir , nesri devir ama ; çam devirme.Yaklaş , konuş , tanış ama ; uzaklaşma.Doğrul , devril ama ; eğilme.Seslen , uslan ama yaslanma.İtil , atıl ama; satılma. Devamı